Eğer sadece herkesin okuduğu kitapları okuyorsanız, sadece herkesin düşündüklerini düşünebilirsiniz.

Perspektif

Hepimiz popüler filimleri izleyip, popüler kitapları okuyoruz. Popüler mekanlara gidip, hep aynı şeyi içiyoruz. Aynı yemeği sipariş edip, aynı tarz kıyafetler giyiyoruz. Ama ayrı hayatlar yaşıyoruz. Bu kadar çok şeyi aynı şekilde yaparken, nasıl olur da farklı hayatlar yaşadığımızı düşünebiliriz?

Önceki gün Bağdat Caddesi’nde yürürken, bu kadar çok birbirine benzeyen yeni bina görünce çok şaşırdım. Yeni binaların hemen hemen hepsi aynı tarzda yapılmıştı. Sanki torna tezgahından çıkmışlardı. Milyonlarca liraya satılan bu projeler, sanki aynı çekmeceden çıkmış hazır projeler gibiydi. Hiç üzerine düşünülmemiş, sadece para kazanmak için bir an evvel bitirilmesi gereken angaryalardı.

Fake it till you make it

Tamam, şunu kabul ediyorum: Sadece farklı olmak için de farklı birşeyler yapmak doğru değil. Evet. Denenmiş ve kabul görmüş tasarımlardan uzaklaşıp, dünya kadar tasarım ücreti ödemek de bir macera. Olabilir. Bir şeyi düzgün yapana kadar taklit et. Kabul. Ama, küçük dokunuşlarla, biraz da olsa farklılık yaratmaya çalışmak çok da zor değil.

Örneğin (madem inşaattan giriş yaptık, öyle devam edelim); en azından şu binaların dış cephelerinde farklı bir renk, farklı bir desen yapılsa meselâ. Sabah camımızı açtığımızda, kartpostallarda gördüğümüz ve hep imrendiğimiz bir görsel şölenle karşılaşsak. Güne güzel başlasak. Ne güzel olurdu değil mi?

Daha da uzatıp kafanızı şişirebilirim aslında 😈 . Belki bir sonraki yazımda. 😁

Güzel bir gün geçirmenizi, ve güzel bir hayat yaşamanızı dilerim.

Paylaşmak güzeldir!

Bir Cevap Yazın